The Doors (1991)
Sizin Oyunuz:
Haydi, ilk sen oyla!
315 Görüntülenme

The Doors (1991)

IMDb derecelendirmesi 7,2 The Doors izle ; Çağını sallayan bir Rock grubu, asi bir şair ve solist... 1971 yılında Paris'te yüksek dozdan uyuşturucu alarak ölen efsanevi The Doors grubunun solisti ve beyni Jim Morrison'un şarkılarını ilk kez Vietnam'da dinleyen ve grubun ateşli hayranı olan Oliver Stone 'un yönettiği The Doors, 1960'ların asi rock şarkıcısı, bestecisi ve şairi Jim Morrison 'un inişli çıkışlı yaşamını konu alıyor. Bu uslanmaz düzen karşıtı adam, 60'lı yıllarda gerçekleşen ve Amerikan toplumunu sonsuza dek değiştirecek devrimin en önemlilerinden biriydi.
07.38 - old man/lady = karı/koca ya da uzun süreli ya da ciddi diye tabir edilen ilişkideki sevgiliyi tanımlayan sözcük.
08:32 - mandala = genellikle kare ( ruhani evren) ve yuvarlak (fiziksel evren) hatlar üzerine çizilen ve boyanan hint kökenli bir şekiller bütünü.
10:49 - and we laughed like soft, mad children = çocukluktaki evde yalnız kalınca koltuktan koltuğa atlayan çocuklar gibi demek istiyor ayrıca otun kontrol dışı gülme etkisine de bir göndermedir.
12:15 - peyote trance = psikoaktif alkoloid içeren kızılderililerin ve eskiden türk şamanların kabilenin akıbetini görmek ve belki de gelecek olan tehlikeleri ya da iyi şeyleri görmek için kullandıkları kaktüs türü, meskalin.
12:19 - doing asit = asit kullanmak olarak değil de "yapmak" olarak çevirmemin sebebi türkçe junkie jargonunda da bunun kullanmak değil yapmak olarak geçmesidir.
15:12 - bummer (bad trip) = uyuşturucu etkisinde kötü ve insanı darlayan hislere kapılıp içinden çıkamamak, bed*e girmek. *bed ( farsçadan dilimize girmiş kötü, çirkin anlamı taşıyan sözcük)
18:03 - doors of perseption = William Blake'in lsd deneyimlerini ve zihindeki etkilerini konu aldığı kitabı. Huxley ise meskalinin etkilerini yazmıştır ki zaten ikisi de psikoaktif bir madde olduğundan etkileri de benzerdir. Blake'in kitabı daha şairanedir.
18:36 - break on through to the other side = burada algının kapılarına bir atıf vardır, yine jim morrison'ın asit kullanımına göndermelerinden biri.
19:54 - light my fire = her ne kadar ateşini yakmak gibi bir anlamı olsa da aslında sevgilisinden kendisini azdıracak hareketler (kucak dansı, kirli konuşma vs) yapmasını istemek anlamı da vardır.
23:24 - made the scene... = the scene 60larda ünlülerin ya da sadece orada görünmek için gidenlerin gittiği bir yerdir. Morrison buraya bir süre devamlı gitmiş ama monotonlğuna dayanamayıp öteki tarafa (!) geçiş yapmıştır tekrardan.
24:29 - the musketeers = 3 silahşörler, her nasıl 3 silahşör olarak bilinse de aslında 4 kişidirler; 3 silahşör olarak anılırlar ve bu üç silahşörlere katılan 4. kişi Dartanyandır.
25:29 - the days are bright...we meet again = crystal ship'in bu kısmı ayrıldığı 3 yıllık sevgilisi Mary Werbelow'u özlemesini anlatıyor.
26:08 - amına koy'ım = aslında bunu "...koyayım" diye çevirmem yazmam biliyorum fakat konuşma dilinde hiçbir kimseden böyle duymadığım için sembolleşenb "amk" şeklinde de yazmak çok informal (dilbilgisi kuralları dışı) olacğından böyle yazmayı uygun gördüm.
26:24 - TM - Transandantal Meditasyon. bknz: http://tr.tm.org 26:41 - i am the lizardking...= yılan (sürüngen) kral. bu söz Jim Morrison'ın celebrition of the lizardking adlı şiirinde geçmektedir. lizard yani yılan yani şeytan işi (muhafazakar amerikalıların deyimiyle) olan rock'n roll'un kralı olduğunu ilan edişidir.
32:03 -this is The End = Son, anlaşılabileceği gibi ölümü niteliyor, ölüm fantezisi bulunan morrison lise aşkından ayrıldıktan sonra yazdığı bu şarkıda da bu yüzden onu, Son'u arkadaşı gibi tanıtıyor.
33:46 - lost in a roman...= çöl, insan zihninin bilinçaltına; , romalı sözü ise roma mitolojisine ve roma mitolojisinin insanîliğine (insansallığına) dayanan bir gönderme.
34:41 - danger edge of town = mesela o zamanlarki vietnam savaşı. 34:51 - king's highway = San Fransisco'dan Novato'ya uzanan antik bir patika üzerine 101 nolu otoyol
35:32 - ancient lake = antik göl suyuna en az 1 milyon yıldır karışım olmamış göllerdir. genelde tatlı su kaynaklarıdırlar.
36:05 - west is the best = Morrison'ın batı amerika sahili (california) hayranlığının bir sloganı. 36:30 - the blue bus = bunun iki anlamı vardır; birincisi doors üyelerinin kullandığı Santa Monica'nın mavi otobüsleri diğeri ise uyuşturucu mavi hap olan oxy.
37:08 - the killer..kill father..fuck mother = bu kısım şarkının orijinaline whisky'deki konserden sonra eklenmiştir. ve bu kısımda işlenen oedipus konusu sanılanın aksine freud'un oedipus sendromuna değil nietzsche'nin üstinsanına göndermedir. katil her kültür ve inanışça kutsal görülen kendi annesinden cinsel haz almış ve yine aynı derece saygı duyulan babasını da öldürmüş tüm insanvari düşüncelerden arınmıştır.
46:35 - Broadcast Standards and Practices = Birleşik Devletler'in RTÜK'ü denebilir.
1:13:15 - back door man = evli kadınlarla kocası evden çıktığında evlerine girip ilişki yaşayan erkek.
1:20:30 - 9000 = hollywood sunset bulvarındaki yüksek bir avm.
1:21:48 - gravy train = köpek maması markası.
1:30:25 - not to touch the earth... sun. = filozof Sir Jmes George Frazer'ın The Golden Bough kitabındaki 60. bölümdeki dünya ve cennet arasındaki iki kuraldan alıntıdır.
1:37:28 - i'm gonna love you...= sevmek, ingilizcede sevişmek olarak kullanılsa da türkçede sevişmek işteş olarak kullanıldığından direkt hali yine sevmek oluyor. "sininle sevişeceğim" yazmamamın sebebi de burada karşılıklı değil direkt bir muamelenin söz konusu olması.
1:45:34 - when the music's over = doors'un aynı adlı şarkısına ufak bir gönderme.
1:45:47 - ..pukeon the heaven's door = Bob Dylan'ın Knockin' on heaven's door şarkısına bir atıf.
1:48:38 - one to five baby, five to one = artan doğum oranları ve yaş uzatan sağlık önlemleri aynı şekilde devam edecek olsa gençlerin 60 yaş üstüne oranı 1/5 olacaktır. şarkıda buna gönderme yapılmış.
1:48:44 - no one here gets out alive = Jerry Hopkins ve Danny Sugarman'in yazdığı ilk Jim Morrisonn biyografisinin adı.
1:58:31 - first amendtment = İlk Düzenleme; kongre, herhangi bir dinin kurallarını temel alan veya ibadetini yasaklayan ya da ifade özgürlüğünü, basın özgürlüğünü kısıtlayan; ya da halkın barışçıl şekilde toplanma ve şikâyete neden olan bir halin düzeltilmesi için hükümetten talepte bulunma hakkını kısıtlayan herhangi bir yasa yapamaz.
1:58:51 - geleceğe bir gönderme: film 1991 yapımı olmasına rağmen Miami Valisi ölümünden 40 yıl sonra Morrison'a yanlış hüküm vediklerini itiraf edip, özür diledi.
2:03:39 - ...wolves in them = kurt diye bahsettiği ölümle ilişiği olan düşünceleri.
2:07:55 - Mr. Mojo Risin = bu Jim Morrison'un anagramıdır.
2:08:08 = Pam'e yazdığı şiirin ikinci kısmının son satırı. ( çatıda söylediği)
*****İLGİNİZE SONSUZ TEŞEKKÜRLER*****

  • Yorumlar
  • Detaylar
  • Detaylar

    Henüz detay eklenmemiş.

    Henüz hiç yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yapan sen olmak istemez misin?

    Reklamı geçmek için 10 saniye bekleyiniz. Reklamı Geç
    betpas-intro